Son 2 haftadır oradan oraya koşturmaktan artık yorgun düştüm. Bir yandan yeni ekilen bahçe, diğer yandan Esma'nın rahatsızlığı sonrası yeni bir yardımcı arayışımız, eşimin iş temposundaki artış nedeniyle takip edilmesi gereken bir ton iş... Hepsi üst üste geldi. Ben bir düzen bağımlısıyımdır. Düzen bozulduğunda zaten dengem şaşar, toparlayana kadar da geri gelmez. Biraz boşverci olabilseydim ne rahat olurdu hayat ah...
Annem hafta sonu bizdeydi. Ne kadar yoğun olsam da kadıncağız kırk yılda bir gelebiliyor diye Perşembe'den biraz alış veriş yaptım.
Önce
City Farm'a gittim. Daha önce hiç ziyaret etmemiştim bu dükkanı. Vaktim de vardı. Teker teker tüm ürünleri gözden geçirdim. Çok da keyif aldım. City Farm'ın sloganı "Güneşli Bahçenin Yiyecekleri". Her bir stand, her bir ürün belli ki özenle hazırlanmış. Fiyatlar biraz yüksek tabii.
Çok uzun zamandır yapmak istediğim buğday, arpa ve yeşil mercimek karışımı bir çorba vardı. Buğday bulunuyor da maalesef arpayı her markette bulamıyorum. City Farm'dan 1'er paket dövülmüş buğday, ayıklanmış arpa ve yeşil mercimek aldım.
(Özellikle çocukları olan annelere de bu çorbayı öneririm. Kuzu ya da dana kemiklerini bir gün önceden haşlayıp, suyunu 1 gece buzdolabında bekletip, ertesi gün üstte biriken yağları ayırıp atıyorsunuz. Kalan suya yine 1 gün önceden ıslatılmış arpa, buğday ve yeşil mercimekleri ilave edip pişiriyorsunuz. Azıcık limon suyu ve tuz. En son tereyağı ve naneyi ocakta çevirip çorbaya ilave ediyorsunuz. Arpa son derece besleyici bir ürün. Gelişmekte olan çocuklar için çok yararlı olmakla birlikte, bizler için de son derece lezzetli bir çorba oluyor.)
Biliyorsunuz Sabancı
Ömür adı altında yeni bir tavuk çıkarmaya başladı. Özellikle
Doğa Çiftliği Çiftlik Piliçlerini mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum. SASSO olarak bilinen Fransız kökenli özel bir ırkın piliçleri bunlar. Tamamen doğal ortamda ve doğal besinlerle beslenen çok lezzetli bir ürün. Son zamanlarda sık sık pişiriyoruz. Ben bütün pilicin içine bol miktarda sarımsak koyuyorum. Dışını da zeytinyağı, limon, sarımsak ve karabiber karışımı ile iyice ovup toprak kapta, kapağı kapalı olarak 150 derece fırında (yani az ısıda) 1,5 - 2 saat pişirip son 15 dakikasında kapağını açıp üzerini kızartıyorum. Nefis oluyor.
Cuma akşamı son derece lezzetli bir sofra hazırladım anneme. Tavuğun yanında pilav iyi giderdi ama malum önümüz yaz, yemeyelim dedik.
Cumartesi pazar günümüz ya... Ben onca işin arasında pazara mutlaka gitmeyi kafama koymuşum. Atladık gittik annemle. Taze fasulyeler çıtır çıtırdı. Ardından yine haftalık enginarımız, domatesimiz, salatalığımız torbalara dolduruldu. Bir koca demet de sarımsak aldım.

Çok tüketilir bizde sarımsak. Biliyorsunuz doğal antibiyotik. Yemeklere mutlaka koyuyorum şifa niyetine.

Enginarlar pişmeye hazır...
Pazar alışverişi ardından yufkacımıza uğrayıp, incecik yufkalardan aldım. Sevgili Safran'ın
yumurtalı gözlemelerinden yapılacaklar. (Safran'cım anneme yapmak kısmet olmadı maalesef)
Cumartesi annemi yolcu ettim. Bu arada ananemi, teyzemi, kayıvalidemi ve kayınpederimi de ziyaret ederek küçük bir İstanbul turu attım ama değdi. Onları da ihmal etmemek gerek. Hepsi çok mutlu oldular. Günün akşamı TV karşısında minnoşum Samantha ile uyuya kalmışız.
Hanife Teyzesi çok istemişti. Ben de Samantha'nın resmini bir koyayım dedim.