12 Nisan 2006 Çarşamba

Better Homes and Gardens (Mart 06)

Amerika'da yayınlanan Better Homes and Gardens dergisine 4 seneden uzun bir süredir aboneyim. 4 senedir kapıda dergimin geldiğini gördüğüm her ay mutluluktan uçuyorum.
Çok başarılı bir ekip tarafından hazırlanan Better Homes and Gardens insanın evini sevdiren, ilham kaynağı veren, bilgilendiren bir dergi. Tek sorun dağıtımdaki ağın genişliği nedeniyle zaman zaman elime geç ulaşması.

Mart ayı sayısı da bu nedenle elime yeni geçti.
Mart ayı kapağının eflatun temasını gördüğümde ayrı bir keyifle okumaya başladım. Bahar geldi geleli eflatun beni esir almış durumda.
Better Homes and Gardens'ın web sitesini çok beğenerek takip ediyorum. Dergide işledikleri konuları bir kaç ay sonra web'te de yayınlıyorlar. Yemek tarifleri amerikan mutfağının geniş bir yelpazesi ve tüm tarifler denenmiş. Dekorasyon bölümü ayrı bir dünya. Küçük Ev'i dekore ederken gerçekten çok işimize yaramıştı.

10 Nisan 2006 Pazartesi

Mevsimin en güzel çiçekleri kamelyalar...

Havalar halen serin. Bahçenin ekilmesinin ardından dün yağan yağmur biraz korkuttu bizi. Zira geçen sene ekim yapılmasından 2 gün sonra patlayan fırtına tüm tohumları silip süpürmüştü. Neyse ki dünkü yağmur o denli şiddetli olmadı.Bu akşam işten geldiğimde küçük kamelya ağaçlarımın çiçekler içerisindeki dallarının birkaç resmini çektim. O kadar güzeller ki insan bakmaya doyamıyor.Şimdi camgüzellerinin çıkmasını bekliyorum. Kasa kasa cam güzeli ekeceğim bu sene bahçeye. Hem nemli ortamı, hem de yarı güneş bahçeleri çok seviyorlar cam güzelleri. Tüm yaz daimi çiçek veriyorlar.Bahçenin bir köşesine Selçuk'tan aldığımız biber ve patlıcan ve fidelerini ektik. Ancak patlıcan fidelerini dikmekte biraz geç kalmışız galiba halen toparlayamadılar kendilerini. Aldığımız armut ağacı da bahçemizde yerini aldı. Şimdi bahçede böcekler ve bahçe zararlıları için önlem alma zamanı. Zira havaların ısınmasıyla onların da populasyonunda inanılmaz hızlı bir artış oluyor. Geçen sene çoğu bitkinin yaprakları küçük tırtıllar tarafından talan edilince bu sene önceden önlem almak kaçınılmaz oldu. Posted by Picasa
Posted by Picasa Bahçede tüm bitkiler sürgünlerini vermeye başladı.

9 Nisan 2006 Pazar

Çalı Fasulyesi Salatası

Bu tarifi, eşimin ablası geçen yaz gittikleri bir arkadaş davetinde tatmış. Yapmak bu sene kısmet oldu. Ben çalı fasulyelerini ince uzun şeritler halinde haşlamıştım ama yemesi bu şekilde zor oluyor. 2-3 santim uzunlukta doğranırsa çatala daha rahat gelir sanıyorum.

Malzemeler
250 gr. çalı fasulyesi
1 kutu mısır
1/2 demet dereotu
zeytinyağ, limon, tuz

Yapılışı
Çalı fasulyelerini ayıklayıp yıkadıktan sonra arzu ederseniz önce ince şeritler halinde, sonrada 2-3 cm boylarında doğrayın. Kaynar suda hafif diri kalacak şekilde haşlayın.
Zeytinyağ, limon ve tuzu iyice çırpın. Fasulyelere doğranmış dereotu ve msır ilave edip, sos ile tadlandırın.
Yaz sofraları için ideal.

İşte sonuç:

Fasulyeler pişmeye hazır. Posted by Picasa

Sizce bu nedir?

Resim çok net değil biliyorum. Bu sorun yakında çözülecek. Yukarıda gördüğünüz çalı fasulyesi doğramaya yarıyor. Nasıl mı?
Çalı fasulyesini orta bıçağa yerleştirip arka taraftan hızlıca çekiyorsunuz. Fasulyelerin kılçıkları ayıklanıp, ince şeritle halinde doğranıyor. Posted by Picasa

Cumartesi koşuşturması - 1

Hafta sonlarına bayılıyorum. O kadar çok yapacak şey oluyor ki, 2 gün tatil, imkanı yok yetmiyor. Esma biraz rahatsız. 12mm'lik böbrek taşı kırdırmış, ağrılar içinde kum döküyor kadıncağız. Geçen hafta gelemedi tabii. Bende de biraz kaçıklık olduğundan, aman düzen bozulmasın diye dün yani Cumartesi günü hem evle ilgilendim, hem de pazara gitmeye karar verdim.
Cumartesileri evin yakınlarında bir pazar kuruluyor. Maalesef çok şenlikli bir pazar değil. Hele dün tam ben evden çıktığımda yağmur öyle bir coştu ki, pazarda sallana sallana yürüyüp bakınmak (ki çok severim her tezgahın fizibilitesini çıkarmayı) mümkün olmadı.
Elimde liste dooğruuu bildiğim, tanıdığım tezgahlara koşup, hızlı hızlı alışverişimi yapıp apar topar eve döndüm. Böyle de pazar olur mu diyeceksiniz.. Haklısınız ama marketlerdeki sebze reyonlarına dayanamıyorum. Her ne olursa olsun pazardan alınan sebzeler inanın bir başka oluyor. Bir de evde sebze bol olduğunda evin bereketi bir o kadar artıyor.
Ben ananem ile büyüdüm. O kadar çok şey öğrendim ki ondan. Evin bereketi onun için önemliydi her zaman. Ekmek yere düşer düşmez alınır, öpülüp alına koyurdu, nimetti zira. İstanbul'un göbeğinde oturmasına rağmen her hafta sütçüsünden taze süt alır, yoğurdunu
kendi mayalardı. (Halen de öyle yapıyor. Nereden buluyor sütçüyü bilemiyorum.)
Alışverişini kendi yapar, taze taze pişirirdi yemeklerini. Her yemek ekmekle "katık edilerek" yenirdi. Yani eskilerin tabiriyle ne peynir, ne zeytin, ne de herhangi bir yemek öyle yemiş gibi yenmezdi. Tutumludur ananem ama asla cimri değildir. Şimdilerde bu ikisi en çok karıştırılan 2 ayrı kavram ve pek de dikkat edilmiyor artık böyle şeylere zira savurganlık almış başını yürümüş gitmiş durumda.
Ananem sofrasına, evine, kendisine her zaman özen gösterirdi. Sade ama şık sofrası birbirinden lezzetli yemeklerle süslenirdi. Elde yıkanılan bulaşıklar, bardaklar çatallar ve tabaklar için ayrılmış 3 ayrı kurulama beziyle kurutulup öyle kaldırılırdı dolaplara. "Şartlı-şurtlu" kadındır ananem. Bir de tel dolabı vardır ki halen bayılırım ona. Baharatlarını, erzaklarını, bazı kap kacağını halen bu tel dolapta tutuyor.
İşte benim de hamurum böyle bir kadın tarafından yoğruldu. Allah ananeme uzun ömürler versin. Ondan öğrendiklerim benim için paha biçilmez değerler. Benden soraki nesillere aktarmak istediğim değerler. İnşallah.
Nereden nereye... Pazarda kalmıştık. Dün 2. fasıl enginarımı da aldım. Bengü'nün tarfiyle pişirilmek üzere. Çalı fasulyeleri çıtır çıtırdı. Biraz da onlardan koydurdum. Çoğunluğu zaytinyağlı yapılacak, bir kısmı da salata olacaklar. 15-20 dal dereotunu bağlayıp demet yapmışlar. Olmaz öyle şey deyip çıkışınca 1 demet de bonus geldi. Onlar da hem çalı fasulyesi salatasını, hem de fırında yapılacak kabak mücverini tatlandıracaklar. Domatesler çok güzeldi bu hafta. Küçük, kırmızı, sert ve tatlı. Arı ile aşılananlardan galiba. Bir demet de karalahana aldım. Bugün elim kalkarsa dolmasını yapacağım. Olmazsa, soğanla kavrulup, yoğurtla yenecekler.
Zira Ege seyahati sonrası Küçük Evin Mutfağı'nda sebze ve zeytinyağı çok revaçta...