3 Mayıs 2006 Çarşamba

Bahar, duygular ve "sardunya"lar...

Şimdi nereden çıktı bu duygusallık diyeceksiniz... Hepsi Sardunya'yı okuduktan sonra oldu.
Bloglarımızda kendimizden, içimizin derinliklerinden koparak, içten, yalın, gerçek bizleri anlatan yazılarımızla hem içimizi sayfalara döküyor, hem bu sayfalarda misafirler ağırlıyor, yemekler pişiriyor, hem de keyiflerimizi paylaşıp daha da artırıyoruz.

Sardunya bir anne. 2 çocuk annesi. Tanımıyorum kendisini ama yazıları derinden etkiledi beni. Hayatın ağırlığını blog'unun sayfalarına yazdıkça hafifletmiş. Belli ki yazdıkça rahatlamış, biraz keyif, bol bol sevgi, biraz da hüzün katmış yazılarına zaman zaman.

Kendi kendime telkinler yapıp duruyorum kaç gündür. Şu üstümdeki hüzünden, dokunsalar ağlamak üzere olma halinden kurtulmak için. Zaman zaman olur bende. Çok güçlü kadın imajının perde arkası galiba. Neden diye sorsanız öyle ipe sapa gelir bir sebep de gösteremiyorum işin tuhafı.

Biraz da bahar mı çarptı beni ne? Her sabah evden çıkarken bahçemdeki taptaze çimleri, bahar dallarındaki rengarenk çiçekleri hüzünle, özlemle seyrediyorum. Özlem var derinden... Yağmurun kokusunu bir bardak kahvede gizli huzurla içime çekmeyi özlüyorum.
İş hayatının somutluğuna tamamen aykırı bir ruh hali içindeyim anlayacağınız.

İşte bu ruh halindeyken Sardunya'yı keşfettim. Sevgili Tijen'in bahar kokan yazılarını okurken linklerinde gördüm Sardunya'yı. Tıkladım ve başladım okumaya.

Sardunya'cım, ne güzel bir blog yapmışsın. Bahaneye bakan ben, tatlı bir hüzünle okudum yazdıklarını. Zaten çok da severim Sardunyaları...

Sevgiler...

2 yorum:

sardunya dedi ki...

Mahcup ettin:) Kızardı yanaklarım...

nimetpamuk dedi ki...

sardunya sevenler derneğine hoşgeldin:))))

nimet