3 Nisan 2007 Salı

Kandillerde Helva Kavurmak... (İrmik Helvası)

Ne yalan söyleyeyim evlendiğimden bu yana kandillerde sadece büyükleri arar, kandilllerini kutlar, o geceye özel dualar ederdim ama geçen haftaki Mevlid Kandili'ne kadar hiç helva kavurmamıştım.

Dün gece yattığımda helva kavurmanın nasıl bir özelliği olduğunu düşündüm. Neden büyüklerimiz kandillerde helva kavurmuşlar? Benim cevabım bu yazıda saklı.

"Mutfakta ocağın başındayım. Kocaman bir tencerede irmiği, tereyağ ve çam fıstığı ile kavuruyor ve içimden bildiğim duaları fısıldıyorum. Ocağın üstündeki hafif ışık aydınlatıyor sadece mutfağı. Radyoda TRT'nin Mevlid Kandili özel programında ilahiler okunuyor. Ayakta durmaktan biraz belim ağrımış. Semoş henüz ışıklarını yakmadığım salonda koltuğun üstünde sessiz sessiz oturuyor. Babamız daha eve gelmemiş henüz. Tereyağının ve irmiğin kavruk kokusu mutfaktan ağır ağır yayılmaya başlamış.
Önce ölmüşlerimizi hatırlıyorum. Eşimin, benim ailelerimizin... Sırasıyla onların ruhuna okunuyor dualar. Ara ara gözlerim nemleniyor. Sonra devam ediyorum sahip olduklarımız ve olmasını istediklerimiz için, sevdiklerimiz için. Garip bir huzur var evin içinde. Ben o ocağın başında dualar eder, helvayı kavururken, o mutfakta yanlız olmadığımı hissediyorum."

İrmik Helvası (Ekrem Muhittin Yeğen'in kitabından alınmıştır.)

Malzemeler
2 bardak irmik
165 gr tereyağ (ben 150 gr kullandım)
Yarım kahve fincanı çam fıstığı
1 bardak + 1 bardaktan bir parmak az şeker
3,5 bardak süt

Yapılışı
Tereyağını orta ateşte eritip kızdırın. İrmiği ve çam fıstığını ilave edip ortadan biraz daha az ateşte irmiğin meyanesi gelene kadar en az 40-50 dakika kavurun.

(İrmiğin meyanesi Ekrem Muhittin Bey'e göre çam fıstıklarının renginin pembeleşip, irmiğin renginin ise altın sarısına dönmesi ile oluyor. Meyanenin gelmeye başladığını fıstıkların sararmasından anlayabiliyorsunuz. Eğer irmiğin rengi zamanından önce birden koyulmaya başlarsa kavrulmaya yüz tutmuş demek oluyor ve hemen ateşi kısmanız tavsiye ediliyor kitapta. 40-50 dakikadan önce meyanesi gelen irmik helvasının pek lezzetli olmayacağı belirtiliyor. )

Diğer yanda sütü kaynatın. İrmik kıvamına geldiğinde yavaş yavaş kaynar sütü irmiğe ilave edin. (Dikkat! İrmik tenceresi çok sıcak olduğundan süt ilave edildiğinde sıçramaya başlıyor. Sütü irmiğe çok yavaş koymalısınız ki yanmayasınız.) İyice karıştırıp şekeri ilave edin. Şekeri irmiğe karıştırarak yedirin. 10-15 dakika çok hafif ateşte demlendirin. Daha sonra ocağın altını kapayıp 15-20 dakika kadar ılınmaya bırakın. Karıştırıp servis tabaklarına paylaştırın. Eşe, dosta, komşunuza dağıtın. Afiyet olsun.

YAZIYA BİR NOT
"Kırım, Dağıstan, Azerbaycan Anadolu, İran ve Irak Türklerindeki bir inanca göre ölülerin ruhları Cuma akşamları evlerine gelir evin fertlerini adeta kontrol eder, onlar iyi ve güzel işler yapıyorlarsa mesela Kur' an okutup, helva kavurup aile ve çevre fertleri ile iyi geçiniyorlarsa, mutlu olarak dönerler. Sarhoş, kavgacı, geçimsiz, haksızlık yapan bir yaşam içerisinde iseler mutsuz dönerler. Bazı yörelerde "çocuklara güzel otur, dedenin ruhu ziyarete geldi bak, şimdi percerede" denildiği de olur. Adeta bu dünyadan göçenlerle bu dünyada kalanların ruhları arasında süreklilik arz eden bir iletişim vardır.
Ruhların koku aldıkları inancı vardır. Bunun içindir ki, kandillerde simit, arife ve cuma günlerinde lokma ve helva yapılır. Bunlardan ev halkının yanı sıra konu-komşu ve herkese ikram edilir. Böylece ölülerin ruhunun şad olduklarına inanılır. Ayrıca meleklerin güzel kokudan zevk aldıkları çirkin kokudan rahatsız oldukları inancı da vardır. Buradan hareketle iyi olduğuna inanılan yağ ve un kokusu mübarek olduğu kabul edilen gecelerde kokutularak melekler vasıtasıyla ölülere şefaat dilenilmiş olması da düşünülebilinir. "
Dr. Yaşar Kalafat'ın "Türk Halk İnançları" adlı e-kitabının tanıtım notlarından alınmıştır.

29 yorum:

Hande dedi ki...

Pınar' cığım geçmiş kandilin mübarek olsun. Ne güzel şeyler yazmışsın. Bizim evde de helva vardı. Ben daha hiç denemedim.Annemler bizdeydi o vesileyle bizde yemiş olduk:) Kendine iyi bak.Öpüyorum...

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Sağol Hande. Biraz vakit, biraz da sağlam bir bel istiyor helva kavurmak:-)

Adsız dedi ki...

Merhaba,

Gercekten de, hem duygu hem bilgi yuklu cok hos bir yazi. Yureginize ve ellerinize saglik. Bu vesileyle, gecmis Mevlid Kandilinizi tebrik ediyor, size ve tum ailenize her iki cihan saadeti temenni ediyorum...
Sevgiler,
Ayse Sule

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Çok teşekkürler Ayşe. Senin de geçmiş kandilini buradan tebrik ediyorum.

Oya Kayacan dedi ki...

Helva yapmak buna denir işte. Başka kim ne yaparsa yapsın, yeni helva imalat modelleri keşfetsin, Ekrem Yeğen tarifini aşamaz. Ekrem Yeğen kitapları, malum zamanında neredeyse tek yemek kitaplarıydı ve evlenen her kızın çeyizinde olurdu mutlaka.
Ellerine sağlık, yaparken bu kadar duygulanman da çok hoş. Samantha'yı mırmırlıyoruz...
Annoya&Kimsecik&Cancan

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Sevgili Oya,
Haklısın. Benim çeyizime anneannem tarafından alınmıştır bu kitaplar. Anneannem'de Ekrem Muhittin Bey'in kitaplarının çoook eski baskısı var halen.
İlk helva denemesinin başarısı kesinlikle tarifin başarısı hakikaten.
Semoş'u sizin adınıza mıncıklarım bu akşam:-)
Sevgiler, Pınar

Sndrfknella dedi ki...

Ne iyi etmişsin sevgili Pınar :)

Bazı değerleri yaşımız azıcık büyüdükçe fark ediyor, ve kendi evlerimizde de devam ettirmek istiyoruz diye düşünüyorum. Gelecek kandilde ben de helva yapmaya karar verdim yazını okuduktan sonra :)

Gelecek sefer sütü kaynattıktan sonra içine bir portakalın kabuğunu rendeledikten sonra irmiğe ekler ve yerken de benim kulaklarımı çınlatabilir misin acaba? :)

Bu kız da portakala takmış kafayı takmış deme sakın, tadı nefis oluyor ;)

Sevgiler

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Sinder'ciğim anmaz olur muyum seni? Aklıma gelseydi bu seferkine de koyadım. Neyse önümüzdeki kandilde artık.
Yap mutlaka helvanı bir dahaki kandilde. Dualarını et. Helvayı kavururken sen de benim hissettiklerimi hissedeceksin eminim. O zaman sen de benim kulaklarımı çınlatırsın:-)

Adsız dedi ki...

Nihayet internetim bağlandı,evimde medeniyete kavuştum.
Helvan çok güzel görünüyor. Canım çekti desem yalan olmaz.Ben de kandillerde helva yapıp dağıtırdım eski apartmanımda.Burada kısmet olmadı henüz. Aynı huzuru duyardım içimde. İnsanlara özgü en özel şeylerden biri paylaşmak.BAzı şeyler paylaşınca daha da güzel oluyor.Paylaşacak sevdiklerimizin herzaman bizimle olmasını dileyelim...SEvgiler...Pınar B.K.

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Pınar'cığım,
Aklımdasın. Şu e-mail adresi işini halledip sana haber vereceğim.

Hande dedi ki...

Sevgili Pınar seni bloglar arası 3x3 oyununa davet ediyorum . Yani SO-BE-Lİ-YO-RUM :))

butterfly dedi ki...

Canım arkadaşım seni yeni bir oyun için sobeledim:).
Ayrıntılara benim sayfamdan ulaşabilirsin.
Sevgiler:)
aslı

Berceste dedi ki...

Pınar ne güzel bir tarif olmuş bu böyle. İçinde hem helva var, hem duygular hem de kültürümüzden kesitler... Türk halk inançları kitabını bulup almak isterdim. Ben yurtdışında yaşamaya başladığımdan beri özüme dönüyorum galiba :) Sevgiler...

hulyalar dedi ki...

yazin cok guzel olmus,gozlerinin nemlendigini okudugum satirlarda benimde gozlerim nemlendi,yazini da berceste den takip ederek buldum,sevgiler

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Sevgili Hande ve Aslı, Bu aralar bazı özel sebepler nedeni ile Küçük Evin Mutfağı'na daha az uğramak durumundayım. Acaba davetinizden affınızı rica etsem kabul eder misiniz?

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Dilek'çiğim,
Türk Halk İnançları bir e-kitap. Kitabın taslak sayfalarına google'dan arama yaparak ulaşmıştım. Bir dene istersen. Belki sen de bulabilirsin. Olmazsa sana word dökümanı olarak kaydettiğim halini göndereyim. Gerçekten çok güzel. Halk inançlarının kökeninden, anlamından bahsediyor. Hurafe denilen herşeyin bir nalamı var. Mesela yatırlara bağlanan bez parçalarının saçma olduğunu düşünürdüm. Meczai olarak o yatırın sancağı altına girmeyi temsil ettiğini bu yazıdan öğrendim.
İnsan belli bir yaşa gelince özüne daha sadık oluyor. Biz de burada aynı durumdayız:-)Pınar

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Hülya merhaba,
İyi ki geldin Küçük Evin Mutfağı'na.
Yeni dostlar geldiğinde hemen bir koşu onların sayfasını da ziyaret ediyorum. Güzel tariflerin ve yazılarınla ve özellikle bir akreple daha tanışmaktan çok memnun oldum:-)Pınar

Ferhanca dedi ki...

Ben de helva ekledim ,baklayıda epey olmuştu ekleyeli ,bakla çok seviliyor hele turfandayken özellikle ben çok severim. Ellerine sağlık afiyet olsun .Çiçeklerin de çok güzel baharla beraber içimiz de açılıyor.. sevgiler..

Yelda Erdoğan dedi ki...

Merhaba Pınar
Eğer kabul edersen seni sobeledim şeker :)
Sevgiler

pınar dedi ki...

pınarcım ellerine sağlık.
bir de sobeledim seni:)

Defne dedi ki...

Benden de bir "Sobeee!". :)

pembeli dedi ki...

İrmik helvası çok nefis gözüküyor ellerine sağlık.

Betul dedi ki...

Merhaba, eski metinlerde, dusunuste cuma aksamlarindan kastedilen persembe aksamlaridir, yani kolaylastirmak icin soyle diyebiliriz; cumaya hazirlik yapilan aksam.. Ufak bir bilgi, ama onemli... Cuma aksami pisirirseniz bu canim helvayi bir gun gecikmis oluyorsunuz ...

Behiye dedi ki...

Pınarcığım blogumun 1.yılı nedeniyle bıraktığın mesaj için çok teşekkür ederim. Ara vermemin sebebi Türkiye tatili idi. İstanbul'da aklıma gelmedin desem yalan olur ama vakit ayarlama konusu gerçekten zor oluyor. Yoksa seni görmeyi isterdim. İnşallah her şey yolundadır. Tekrar görüşmek üzere, sevgilerimle.

Berceste dedi ki...

Pınar'cığım, gönderebilirsen çok mutlu olurum, zira ben e-kitap olarak bulamadım. Basılı kitap olarak var, ama onu da getirtmek macera! Sevgiler...

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Bloglar arası oyunlara davet eden tüm arakdaşlara içten teşekkür ederim. Ancak kendimi sizlere az da olsa tanıtma amacıyla katıldığım "ebe-sobe" oyunu haricinde bu tip oyunlara katılmamın blog temasının biraz dışına çıkmama neden olduğu düşüncesiyle bundan sonrakilere katılmamayı tercih ediyorum. Umarım anlayışla karşılarsınız.
Sevgiler, Pınar

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Sevgili Ferhanca ve Pembeli'ye çok teşekkür ediyorum.

Betül'cüğüm haklısın. Doğru gece Perşembe gecesi olmalı bence de...

Behiye merhaba, Türkiye'ye gelmene çok sevindim. Yakınlarımızla hasret gidermek iyi gelir her zaman.

Dilek'çiğim,
Geç de olsa bahsettiğim e-kitap taslağını sana gönderdim. Enjoy!


Pınar

Adsız dedi ki...

helvayi yapisinizi ne kadar guzel anlatmissiniz, Allah nicelerini nasip etsin insallah.
bir guzellik ve incelik de soyle: vefatlarda helva kavrulurken kasikla tencerenin icinde sekiz sayisi ciziliyormus gibi karistirilir (bu sekil yanilmiyorsam Arapca vav karakterini temsil ediyor). icinden bir elham, uc ihlas suresi okunur surekli. helva kasigini eve gelmis misafirlerin cogu alarak bu guzel gelenegi devam ettirirler.

yaren dedi ki...

Helva cok güzel olmus,kandilin kutlu olsun